Salı Sofrası
Karda dans ve bir ölüm
Sakaryasporun Ümraniye deplasman maçını iki aşamalı seyrettim. Yoğun kar altında oynanan karşılaşmanın ilk ayağını evimde ,ikinci ayağını Yeşil beyaz futbol yuvamızın lokalinde seyrettim. Maçımı anlatayım, yoksa Harmanlık lokalinde yaşanan dramatik bir ölümümü anlatayım? .Şaşkınım dostlar, seyrettim maçın içinden beni koparan ,hüzünle baş başa bırakan bir olayla sarsıldım. Ölümün çok yakınımızda gezdiğine Pazar akşamı yaşanan bir olay sonrası iyice inandım. Harmanlık lokalinin sevimli garsonu Ahmet çayımı verirken kendisiyle namı değer morinyo Orhan eşliğinde şakalaştık. Sonra bir kaza ve karşı markete çay getiren Ahmet’e araba çarpıyor ve Ahmet yaşama veda ediyor. Şaka gibi ,elinden son kez cay içtiğimizi nerden bilebilirdik ki..Uzun süre harmanlık lokalinde elinden çay içtiğimiz ,yer yer sohbet ettiğimiz Garson Ahmet artık yok. Biliyor musunuz ne dikkatimi çekti, Ahmet yaşama veda ederken onun elinden çay içenler ,oyun oynayanlar, oyunlarına devam ettiler. Yani ben şunu anladım, ölen ödüyle kalıyor ,yaşam ,yaşayanlarla devam ediyor. Ruhun şad olsun sevgili Ahmet, bizde emeğin var ,bizden yana hakkımız helal olsun, umarım sende hakkını bize helal edersin. Yaşadığım bu olayla bedenim ters yüz olurken izlediğim maça dönersek ,ne gördüm gelin ona da bir bakalım. Sonuçta yaşam devam ediyor ve bu bizim işimiz.
ÜMRANİYEDEKİ BERABERLİĞİN HİKAYESİ
Birbirlerine puan olarak çok yakın olan iki takımın mücadelesinin içinden karlı beraberlik çıktı. İlk yarısı pozisyon zenginliğinden uzak zor koşullarda oynanan futbol akşamında ben hakemlerin müsabakayı tatil eder düşüncesiyle maça daldım gittim. Bu sene Allahlı var kış kışlığını yaptı, su rezervlerimiz doldu. sahada oynanan oyunun içinde, ilk yarıda pozisyon yok gibiydi, ikinci yarıda Sakaryasporun Mandy ve Kahraman ile gole yaklaştığı anlar oldu. Yoğun kar nedeniyle duran ,saha temizlendikten sonra tekrar başlayan oyunda, rakipe pozisyon vermeyen bir Sakaryaspor izledik. Bir puan iyi puan mı ? Zor koşullarda oynanan oyunda bir kaza kurşununa kurban gitmeden, ilk yarıda yenildiğimiz bir rakipten, deplasmanda alınan bir puanı ben ,iyi bir puan olarak bir kenara not ediyorum.
PÜRENDEN BİR DEĞŞİKLİK
Ümraniyede Sakaryaspor maça gecen haftadan bir farklı on birle çıktı. İlker Pürenin savunmanın dokusuna dokunmadığı Ümraniye maçı ilk on birinde Simon yok ,yerine yeni transferlerden Bulgar kökenli oyuncumuz A.Kabov vardı. İlker Püren onu ikinci yarıda tekrar kulübeye alırken formayı yine Simona verdi. Neden aldı, niçin aldı ,bunu İlker Püren bilir. Görülen oki İlker Pürenin kafasındaki saha içi kadrosu ,kulübedeki kadro büyük ölçüde şekillenmiş görünüyor. Bakalım kalan haftalarda İlker Pürenden farklı dokunuşlar devreye girecek mi?
YEŞİL BEYAZ FUTBOL YÜKLÜ FUTBOL YÜKLÜ ( HARMANLIKSPOR )
Harmanlık bir semtin değil, bir futbol yuvasının adresi. Kendi yağıyla kavrulan, bir takım geleneklerin bir arada tuttuğu bu futbol yuvasından, bir çok futbolcu çıkmıştır . Yeşil Beyaz futbol adresinin futbola hizmet adresi olan ,Bu konuda Sakarya’nın önde gelen önemli bir yer olan ,alt yapı dendi mi Sakarya’da ilk akla gelen Yeşil Beyaz futbol yuvası hemen, hemen her sezon bu anlayışın egemen olduğu günleri ,ayları ,yılları yaşar. Bu yapı özellikle son üç yılda Gürcan Alkanla beraber tarihinde önemli bir çıkı ivmesi kazanmıştı. Şimdilerde yeniden toparlanma süreci içine giren ., Şu sıralar Gürcan Alkanın ayrılmasıyla yeni bir anlayışa bürünen Harmanlıkspor da ulaşım filosu güçlendi. Üzerinde ben sporcunun zeki ve ahlaklısını severim diyen, Türkiye Cumhuriyetinin gelmiş, geçmiş, Dünya markası lideri Atatürkçümüzün sözleri ile donatılmış yeni arabası Futbolun ,futbolcunun, Harmanlıkspora hizmet adına yola çıktı. İsmail Yağlar yönetimindeki Harmanlıkspora ,yeni Yeşil Beyaz, spora hizmet yüklü araba,alt yapısı her daim ön planda olan, kendi imkanlarıyla Sakarya Amatör futboluna hizmet taşıyan Harmanlıkspora çok yakıştı. Özellikle Ata’mızın göz alıcı veciz sözleri ile süslenmiş yeni Yeşil Beyaz arabayı bu haliyle çok sevdim. Umarım son üç dört yıldır yakalanan çıkış, yeni anlayışa da rehber olur.
OLMASI GEREKENİN UZAĞINDAKALAN BİR İSİM ( ALPASLAN DEMİR )
Bir futbolcu istenilen yere gidecek,onun için renk aşkı ,şehir aşkı ikinciplanda olmalı. Size bu gün Fenerbahçe alt yapı yıllarında yıldızı parlayan, alt yaş gruplarında Milli olan, bu yükselişi ile Fenerbahçe yönetiminin önüne beş yıllık mukavele koyduğu bir isimden, Alpaslan Demirden bahsedeceğim. Olması gerektiği yerin uzağında kalan(Şuan Avrupa’da olan Ferdinin takım arkadaşı olan ) Alpaslan demirin hikayesi, renk aşkına takılı futbolculara da örnek teşkil etmeli. Fenerbahçe yıllarında bir çok takıma kiralanan ,bunun içinde sakaryaspor hikâyemside olan Alpaslan demir, Fenerbahçe’den lisansını aldıktan sonra futbol şansını bir çok farklı adreslere taşıdı. Sakaryaspora İbrahim Nalbant’ın Başkanlık sürecinde, o günlerde, yönetimde olan yaşar Zımbanın Sakaryalılara uzanan sevgi eli projesi kapsamında Sakaryaspora gelen Alpaslan demir, bazı maçlarda yaptığı asislerle maç kurtaran ,umut vaat eden futbolcu kapsamına girse de, İbrahim Nalbant’ın gidip, bu gün ki Alt yapı ,Sakaryalı sevgisine uzak yönetim gelince lisansını alıp başka futbol diyarlarına yelken açmak zorunda kalışına ben yakinen şahidim. Onun futboldaki gelişimine, yürüdüğü futbol yolunu bildiğim için onu aldım konu başlığına koydum. Alpaslan demir 25 yaşına gelene kadar İstanbul’da ,Anadolu’da çok takım dolaştı. Bu süreçte yaşadığı sakatlıklarda onun futbol şansının gelişimine engel olduğu da düşünülebilir. Geçmiş, geçmişte kaldı bu güne bakalım. Sezon başı Sakaryasporun yönetimine talip olan Hakan Bilal Kutlualp Rüstemlere gelir gelmez ,yakından tanıdığı ,Fenerbahceden bildiği Alpaslanı Rüstemlere çağırıp mukavele imzalattırdı. Boş mukaveleye ,Sakaryaspor sevgisiyle beraber imza atan Alpaslan demire zamanın teknik adamları Suat kaya, Mesut Bakkal çok az süreler forma uzattı. Sakaryaspordaki yeni yapılaşmayı yakından izleyen biri olarak Alpaslana Demire uzaktan bakan bu gün ki yönetimin tavrını bildiğim için, devre arası transferinde ona ,Babası Tezcan demire dedim ki, bu çocuğu alın onu isteyen bir kulübe verin, dinlemediler. Sakalım yokki dinlemediler diye cemde şu sıralar futbol sakalımda var. Gelen yeni antrenör ben seni Fenerbahceden bilirim, sen benim o zamanlar listemdeydin diyerek gönül okşa şada iki haftadır 21 kişilik kadroda bile ismini göremediğimiz Alpaslan Demire söz dinletemedim. Bana göre yazık oldu bir senesine ,İstenmediğin yerde değil, istendiğin yerde olacaksın. Sevgi başka ,günün gerçekleri başka. Sakaryasporda mücadeleye devam motuna bürünen Alpaslan demire bu mücadelesinde başarılar dilerim. Umarım ben yanılırım, umarım bir yığın yeni oyuncuyla beslenen kadroda(umudunu kırmak ,moralini bozmak istemem ama Hiç ihtimal vermiyorum ) kendine yer bulur. Bulurmu ? Yineliyorum çok zor bulur. Zorluklar aşılmak için vardırda ,forma uzatan laf değil icraat sergileyecek. O yürek bu gün ki teknik adamda da yok. O bakıyor kendine . Daha dün bugün iki Ankaragücü beraberliği sonrası hemen futbol tefine konuldu bile.
BİR İNSANIN KENDİNE YAPTIĞI KÖTÜLÜK ( KOCAALİSPORUN BAŞINA GELENLER )
Bir insanın kendine yaptığı kötülüğü, yanlışı, bir kimse ne kadar isterse istesin yapamaz. Buna spordan bir örnekle taçlandırırken Kocaalisporun yaşadıklarına bir bakmak gerek. Futbolda balı görmüş, hep Süper amatör kümede yola çıkarken gözü yükseklerde olma alışkanlığı olan Kocaalisporun bu sene yaşadıkları sahalarımızda ender yaşanan gelişmelere ev sahipliği yaptığına tanık olduk. Sezona iyi başlayamayan ,daha sonra Sakarya’nın tecrübeli teknik adamlarından Güngör İçeri takımın başına getiren yeni kadro yapılaşmasıyla ,iyi paralara harcayarak Playofa göz dikmesi muhtemel bir takım kuran Kocaalisporun bu hedefe varması mucizelere bağlı. Gelin Kocaalisporun bu seneki hikayesine biraz genişlik katalım, Güngör İçer kaynarcadayken, Kaynarcaya 1-0 kaybeden, Güngör İçer Kocaali’ye geldikten sonra Kaynarcaya evinde 2-1 yenilen Kocaalispor yine de toparlandı ve Kaynarcayı geçmeyi başardı. Ancak Kuzuluk maçında 2-0 öndeyken ,sahadaki bir oyuncu ile tribündeki fanatik bazı taraftarların atışmasına sahaya atılan bir pet şişe suyun yardımcı hakeme gelmesiyle 86 dakikada tatil edilen bir maç onlara bir sezona mal oldu. Yine de Son olarak Aziziye karşısında üç puana çok yaklaşmışken, Bu maçı kazanmaları halinde sahalarında oynayacakları Tank maçına son bir umut taşıyabileceklerdi. Bu olumsuzluğu telafi etme şansları, kaçan penaltı ile sonlanan ,bu duygular eşliğinde sentetik karasu cimlerinde yatıp kalan futbolcular değil, Tribündeki bir kaç kendini bilmez taraftarın sebebiyet verdiği hükmen yenilgiye neden olanların yerlere yatmaları gerekir de .. Kocaali’nin hüsranla biten sezonundaki hikayede başrollerde kendini bilmez taraftar grubunun resmi vardır. Sözün özü Kocaalispor takım olarak, taraftar olarak bu sezon yaşanmaları soyunma odası duvarlarına yazıp her sezon başı okumalı. Ne demiştik bir insanın kendine yaptığı kötülüğü bir başkası onun kadar yapamaz, yaptıramaz.
SAKARYASPOR PFDK LIK OLMUŞ. ŞAŞIRDIKMI ?
Niye şaşıralım ki, her maç olağan hale gelen bir tribün klasiği . Son olarak gecen hafta Ankaragücü maçında yaşanan ,saha ve tribün olayları nedeniyle PFDK Lık olmuşuz. Neden olmuşuz ? Gelin hep beraber içine bir bakalım. Çirkin Tezahürat ( Onu geçtik ) Saha olayları ( Onu da gecelim) Usulsüz Seyirci, işte orada bir mola verip duralım. Bu her PFDK lık olay içinde yer alıyor. Bu usulsüz seyredenleri sahaya kim alıyor ,nasıl alıyor ? Bu besleme seyircileri bir besleyen var ki her maç sonrası bu usulsüz seyreden taşıması Sakaryasporun kasasının, tribün hasılatının içine ediyor. Gözünü sevdiğimin Selahattin Aydın, bu beleşçi grubunu tribünlerden temizlemişti. Son yıllarda yine hortladı. Kiminle hortladı, nasıl hortladı ? Bu sorunun yanıtını siz bana yazın bende sayfama koyayım. Sonuç Sakarya spordaki saha içi olaylar ,tribünlerdeki beleş seyircilerle ilgili Sakaryaspora gelen cezalar can sıkıcı bir hal aldı. Önüne gecen olur mu ? Bu gün ki yönetimle bu iş olmaz .
AZALKMAARI SEYREDERKEN
Hollanda ekibi AzAlkmaarı seyrederken valla büyülendim. Yaş ortalaması 23 olan bu mütevazi takım gözü yükseklerde olan ,Osimen gibi adı 70-80 Milyon EUROlarla anılan ,tecrübe yüklü Galatasaray’ı ilk maçta 4-1 yenip, rövanşta 40 kişilik sarı kırmızılı koraya aldırış etmeden işine bakan ,Galatasaray’a istediği pozisyonları vermeyen ,akabinde sayısız pozisyon üreten Hollanda takımı 2-2 ile turu geçti. Bu genç yüklü takım İstanbul’dan geçip giderken de takım yapılaşmasının nasıl yapılacağını ,görmek isteyenlere gösterdi. Bakın göreceksiniz bu takımın bir çok oyuncusu Az Alkmaara çok paralar kazandıracak. Demek ki bu iş yaşlı başlı, paralı pullu şöhretlerle olmuyormuş. AzAlkmaar bize bu konuda önemli bir ders vererek ülkesine döndü. Böyle bir takımı bize seyrettirdiği için GS teşekkür etmek gerek. Onlar buralarda olmasaydı, biz böyle bir takımın varlığından haberdar olumuyduk.
YILDIRIMSPOR UN 1965 RESMİ
Yıldırımspor bu şehrin futbol mazisinde önemli bir yer kaplar. Yeni Caminin Teksas takımı olarak bilinen mütevazi takımı bu ile İlk Kez Türkiye şampiyonluğunu taşıyan takım olacakta bilinir. Ondan sonra Sakarya Karadenizspor bu ünvanı aldı Karaağaç semtine taşıdı. Sarı Lacivert futbol çınarının altından kimler geldi ,kimler geçti. arayan, sadece mazisinin derinliğinde eski günlerini mumla arayan ,sadece Kemal Pekinin sırtında yaşam savaşı veren Yıldırımsporun 1965 kadrosu elime geçti. Yıldırımsporda o yıllarda oynayan Terzi Kosovalı Sabri’nin o ufacık terzi dükkanının duvarlarını süsleyen o kadroyu aldım benim sofranın üstüne koydum. Bu gün hayatta olmayan Ali Yılmaz ( Gavur Ali Rahmetli) Ceviz Ali( Rahmetli) , Ciğerci Hilmi( Rahmetli) ve B.Sedatın( rahmetli) yer aldığı 1965 yıl Yıldırımsporun o kadrosunu gelin birlikte bir kez daha analım. Üst sıra soldan sağa Ali Yılmaz ( namı değer kavur Ali ) Sermet Şükür, Erol, Aytaç, Mehmet Nurlu, İsmail Tırıl . Alt sıra soldan sağa CevizAli ,K.Sedat , B.Sedat , Kosavalı Sabri ( Terzi) Ciğerci Hilmi . Yıldırımsporun 1965 kadrosunda yer alıpta yaşama veda etmiş olanlara Allahtan rahmet dilerken geride kalanlara Allahtan sağlıklı yıllar dilerim.
55 YIL SONRA YABANCI HAKEM KARARI GELDİ
İbrahim Hacıosmanoğlu TFF si 55 yıl sonra önce Var, sonrada bize yabancı orta hakem atamasını gösterdi. Sporkamuoyunda tartşılan,kimilerine göre FB-GS baskısı ile bunalan Türk hakemliğini rahatlanmak adına bu karar olumlu bulunurken, kimilerine göre bu kararla Türk hakemliğine güven yapısı sarsılmış hale geldi. Oysa İbrahim Hacıosmanoğlu göreve geldiği ilk aylarda, biz kendi insanımıza yani Türk hakemine güveniyoruz diyerek gönül almıştı. Oda zamanla gözü şampiyonluk hırsı ile bürünmüş GS -FB yarışmasının altında ezilip kendini de kurtarmak ,kendi adına da rahat nefes almak adına, bu senenin Süper lig hikayesinde önemli yer kaplayacak olan GS-FB derbisine yabancı hakem ataması yaptı. Maç öyle bitti, böyle bitti ,ben işin orasında değilim ,Slovak hakem iyi bir hakem, sezon sonu düdüğünü yaştan duvara asmaya hazırlanırken ,geldi Türkiye’de bir derbiye adını yazdırdı. Ben bu filmi tam 55 yıl önce seyretmiştim. İstanbul’da Ali Samiye’de oynanan GS-BJK derbisini bir Alman hakem yönetmişti. Yazık çok yazık, elimizde Halil Umut Meler gibi elit hakem dururken biz gittik Sloven hakeme kucak açtık. Kendimizi içerde o kadar çok kemirdik ki, sonunda buda Türk hakemliğinin başına geldi. Bu saatten sonra bizim evin hakemliği nasıl kendini toparlar hep beraber izleyip göreceğiz. sanırım bu gelişmenin ardından BJK-GS,FB-BJK derbilerindede buna benzer atama karşımıza dikilebilir. Böyle bir şey olmazsa eğer ben BJK yerine olsam benim başım kel mi ,bende yabancı hakem isterim dedi diye yazarken, Eyüp Maçı sonrası Başkan Serdar Adalı bizim düşüncelerimize tercüman oldu. Bizde bizim FB ve GS ile oynayacağımız maçlara aynı hakemi isteriz dedi. Siyah beyaz Başkan bir yol açıldı bizde o yoldan devam ederiz ,yalnız bir farkla şunu belirtmek isterim ki ,biz Türk hakemlerinden yanayız ,çok çanımız yansa da düşüncemiz bu. Serdar Başkan bir çekincesine parmak basarak, açılan bu yolunda iyi yol olmadığını belirtmek isterim dedi. Bende bu konuda Serdar başkanla aynı gemide yer alırım.
90 YILLIK BİR ÖMÜR ( OKTAY YEL SESSİZ SEDASIZ MEKAN DEĞİŞTİRDİ )
Oktay yel Sakarya Amatör futbolu içinde kendine yer edinmiş, bir zamanlar bu şehrin önemli bir futbol adresi olan Şekerspor geçmişinde adı gecen, eski bir kaleci ,eski bir futbolcuydu. Dile kolay tam 90 yaşı görmüş ,bu şehrin renkli yeşil Beyaz bir görmüş, bu hafta içinde Şeker camisinden sevenlerinin omuzlarından kalkıp ebedi hayata yol aldı. Şimdilerde o çok sevdiği takım arkadaşları ile beraberdir diye düşünüyorum. Oktay Yeli çocukluk yıllarımdan beri tanırım. Onu seyreden ,bu gün Balıkesir’de olan sarı İhsanın Ada Gençlikte oynarken Oktay ağ biye attığı muhteşem frikik golünü gördü bu gözler. . EEEE bizde de yaş 75 duvarına yaslandı. Böyle olunca da bizim futbol arşivimizde bayağı eskilere dayanır bu şehirde. Benim gibi Bisiklet üstünde gecen ömrü bir hayli fazla olan ,bir çok anıların içinde beraber olduğum Oktay Yel ağbim İnsan ömrünün içinden 90 yılı ahiret çantasına koyup, bu dünya turunu bitirdi. Her canlının gideceği yere giden Oktay Yel ağbime Allahtan rahmet sevenlerine sabırlar dilerim.